AMATOR TEKNECI PROFILI

Amatör tekneci olduk da ne olduk?

Aslında tekne yapmak bizi değiştirmedi sadece kabuğumuzu kırabildik bir köşesinden,Odunla insan arasında bir bağ olsa gerek odun yontarken  felsefe de yapıyor insan.

Tekne yaparken diğer amatör teknecilerle aramızda inanılmaz derecede ortak noktalar olduğunu farkediyoruz

  Amatör teknecilik çok sıradışı bir hedef öncelikle.

   Böyle bir hedefe sahip olabilmek de sıradışı bir kişiliği gerektiriyor.

   Amatör teknecinin  hedefleri  de sıradışıdır her zaman .

   Başkalarının hayallerine sığmayacak hedefler onun hayallerinde küçücük yer edinebilirler sadece.İşte bu yüzden amatör tekneci hep yalnızdır,hep kendi başınadır.

    Çok paramızın olması,denize hevesimizin olması ya da elimizin keser tutması amatör tekneci olmaya yetmiyor, bunun icin karışım oranları kesin olarak belirlenememekle beraber bilimsel düşünce,akılcı yaklaşım ,yardımlaşma duygusu ,çaba ve en önemlisi tevazu da gerekiyor.

   Tanıdığım amatör tekneciler arasında kendini beğenmiş insanlar hiç olmadı,kendini beğenen insanlar zaten yapacakları tekneyi beğenmeyeceklerinden başlama cesaretleri de olamıyor.

    Amatör teknecilerde yardımlaşma duygusu fevkalade gelişmiştir.Bu biraz da sıradışı olmanın getirdiği yalnızlıkla ilintilidir.

     Başka yalnizlarin oldugunu da biliriz ve bu yüzden ic dünyamıza gizli yalnızlığımızı itiraf etmekten vazgecerek tekne yaparak ezeriz.

    Amatör teknecinin keyif sigarası ve içkisi dahiyane fikirleri,mükemmel işçilikleri kutlamak icin vazgecilmez araçlardır.

    Amatör tekneci akılcı yaklaşımlara sahiptir.Araştırmadan ölçmeden biçmeden planlamadan yapamaz.

    Amatör tekneci mükemmellik meraklısıdır.Amatör teknecinin gözünde herşey ya mükemmel olmak ya da yokmuş gibi davranılmaya mahkum olmaya alışmak zorundadır.

    Amatör tekneci lüksü sevmez ama  nedense hep süzme zevklere sahiptir.Arabesk yaklaşimlar ile amatör tekneciler bu yüzden uzlaşamamiştir.

   Amatör tekneci cesurdur.Cesaretini bir sonraki teknede bir kez daha denemekten de asla korkmazlar.

   Amatör tekneci çevresindekiler icin vazgecilmez statüdedirler.

    Amatör teknecilik başkalarina onulmaz saplantilar gibi görünebilir belki.

    Sadece deniz tutkusu ile ifade edilemiyecek kadar büyük bir saplanti gibi görünse de temelinde daha geniş ufuklara sahip olmanin getirdigi dayanilmaz agirligi yatar.

     Amatör tekneci özgürlüğüne düşkündür

     İşte bu yüzden dünya yansa amatör teknecinin hasırı yanmaz.Yarın sabah savaş çıkacak belki Irak’ta.Umurumuzda mı teknemiz kadar?

    Bir düşünüyorum da,deniz olmasa,tekneler olmasa hayatimiz çok anlamsiz degil belki tekne yapmasak ucak yapacaktik,Bir sekilde özgürlügümüzün sinirlarini zorlayacaktik.

     Amatör tekneci iki çivi çakar,üç kere düşünür,üç kere düşünür bir kere çivi çakar,nasıl olur bilinmez ama bu arada tekne de biter

      tekne ne kadar tekne ise o kadar da kumadır evdeki hatunlar icin.Evdeki, kumasıyla iyi gecinirse mesele olmaz.

      Bu böyle biline.

      Amatör tekneci bilir ki,teknesinin yanında mutludur,teknesinin denize ineceği günleri iple çekecektir.Yan mı yatar,dibe mi batar,yok öyle bir sey.Her şey hesap işi,tekneye çakılan her çivi teknede yaşanacak keyifli anların işaretidir.

      Amatör tekneci tebrik edilmekten acaip hoşlanır.

      Kendimi tebrik ederim:)

                                                                                                  Savaş KAYAN

 

 

          

    

    

    

        

    

    

  

      

 

 

 

ATOLYE YAZILARI 1

Görsel

 

Dostlar, tekne yapmanın değişik bir yönünü yazayım bu kez;

Amatör teknecinin atölyesine 100 kişi girerse 99 u kalabalık ve ukalalık eder.Necip Türk milletinin en belirgin özelliklerinden biri her konuyu bilmesi,anlamadığı konu bulunmamasıdır.

Başka bir ülkede hukuki bir sorunu her hangi birine sorsan veya bir hastalık hakkında bilgi istesen sıradan insanlar” sen bunu bir avukata ya da doktora sormalısın”eyip keser atar.Bizde herkes avukat,herkes doktor,herkes mühendis ve herkes denizci.Adama kendi mesleği ile ilgili birsey sorsan kem küm eder belki.

Gelelim atolye ziyaretçileri profiline;

1-Bilgili becerili denizciler

Bunlar atolyeye özel davetle gelirler.Bunlardan deneyimler,ipucları öğrenilir ve asla geyik yapmazlar.

2-Meraklı amatör tekne yapımı heveslileri;

Aralarında ciddi olanlar olduğu gibi” atlantiği gececeğim fırsat verilse” diyen daha ciddi olanlar da mevcut.Kesinlikle yabana atmamak gerekiyor.

3-Her nasılsa bir kez de olsun denize çıkmış çaparide beş istavrit bulmuş yazlık sandalcıları

Bu gruptakiler kendilerine göre büyük denizcilerdir.Azıcık dalgada denizde kalmaya görsünler o dalga gecen sene 1 metre, bu sene 3 metre seneye on metre yüksekliğindedir.Muhtemelen denize cıkarken don lastiği kadar halatları,2 kg lık döküm çapaları vardır ve karanlık bastığında sahile en az bir kaç kilometre uzaktan çıkmak gibi engin deneyimleri vardır.Bu deneyimleri kendilerini hakiki denizci hissetmelerine sebeb olur.En kabası teknesinin altına zehirli boya yapmayı bilir.

Bunlar atolyeye geldiklerinde ilk sordukları bu”teknenin motoru kaç beygir”demek olur.Öyle ya adam bütün teknelerin altını kendi teknesi gibi baklava biciminde zanneder.Cevabı alınca da engin bilgi ve deneyimlerinin eseri olarak” hayatta yürümez bu motorla” derler.En sonunda patlarım”ulan zurnacı,senin kullandığından bunun arkasına bot olmaz,kaç tane yelkenli gördün sen?”derim

4-Tekne namına şehir hatları vapuruna binmiş ama kendini ille de   konuşmak zorunda hissedenler

Şimdi bu adamın tekne bilgisi uzaktan gördüğü bir kaç balıkçı motoru bilemedin, kumkapıdan kiralanmış sandal yada denizde çimerken gördüğü sürat motorundan ibaret ama O’na göre bunlar bir bilgi deryası.

E biz kimiz ki onun yanında alt tarafı amatör tekneci.Bize öğretmeye kalkmasa olmaz,anlatmasa g.den çatlar.Başlar fi tarihinde gördüğü sürat motorunun nasıl gittiğinden sonra “senin tekne ne kadar gidiyor,bunun karnı çok geniş,Silivri’ye kaç dakikada gidersin geyiğine”Ya rabbülalemin ibret icin mi gönderiyorsun bunları?

5-Fesatlar,kıskançlar

Tekneye başlarken sizi görürler burun kıvırırlar”o ne anlar tekne yapmaktan” derler.Hele hele ondan üstün vasıflara sahipseniz ciddileşirler,abuk subuk çamur atmaya başlarlar”herif avukatmış,kafayı sıyırmış tekne yapmaya kalkışmış,her gün bembeyaz toz icinde “derler.

Yanyana yığdığınız kontraplaklar kesildikçe tekne bicimlendikce bu kez”o hızla tekne biter mi?bitse de yüzer mi?”kılçığıyla devam ederler.Bunlar doğrudan kulağınıza gelemez çünkü doğrudan kulağınıza gelmesi icin size yakın söylenmesi gerekir ve duyduğunuzda elinizde ıskarpela,elektrikli destere, rende, tornavida bulunması ihtimali yüzünden hep arkanızdan konuşulur.

Tekne daha da ilerleyip sekillendikce kıskançlıkları yüzlerinden okunur hale gelir.    Bu kez sizin gürültü yaptığınızdan,etrafı polyester ve boya kokusu sardığından dert yanmaya başlarlar.Ama asla sizinle yüzyüze gelip eleştirme cesaretleri olmaz.

Tekne bitmeye yakınlaştığında epey para harcamak gerektiğinden iş dogal olarak yavaşlar.Bu kez”işte tekneyi bitiremiyor” diye içten ice sevinirler

Tekne denize inmek icin römorka bindiğinde yavşak yavşak gelip “abi bizi davet edersin artık” derler

6-Dangalaklar,takozlar

Bunlar çoğu kez kıramayacağınız denli samimi olduğunuz ama hobinizi paylaşmayan ama tekne keyfini ve balığı paylaşmayı dört gözle bekleyenlerdir.”Hadi be yaz bitti,tekne bitmedi”.diyecek kadar acımasız olurlar.Ben bunlara kabaca” ben bu tekneyi kendim icin yapıyorum,sana ne faydası olacak” diyerek terslediğimden aynı sözü ikinciye söyleyemiyorlar.

7-Emanetciler
Siz tekne yapıyorsunuz ya milyarlık el aletleri parkınız olur, onların da yavşak emanetçileri.
Evinde kırk yıldır çivi cakmaktan üşenen hıyarto sizin elektronik devir ayarlı matkaba göz koyup evi vida tarlasına cevirmeye niyetlenir,utanmayanı”bir ara ver şu boya tabancasını, benim oğlanın bisikletini boyayayım” diyenler daha bir sersemidir bu kitlenin”.

Sanki o takımlar onlarla ortak alınmıştır;hem  vermezsen gücenir,verirsen hasarsız getirmez.Kime lazımsa alsın arkadaş.Bana lazımdı ben aldım.

8-Gerçekten faydalı adamlar;

Bunların elinden iş gelir,iş gelmeyeni atolyenin çöpünü atmaktan yüksünmez.Bunların varlığı yararlıdır.İster mengene ister zımpara,ister kriko yerine  yerine kullanabilirsiniz.Bu adamlar o tekneyle gezmeyi de keyfini sürmeyi de hak ederler zaten. Mahallemizde akıl fukarası bir komşumuz var,genç güçlü kuvvetli,akıl fukarası ama bir sekilde temizlik işçisi olarak çalışacak kadar idare edebiliyor,onun mesaisi erken bitiyor,çoğu zaman benim yanıma uğrar,Ona yapılacak işi söylemeye gerek yok,gelir gelmez benim dağınık atolyeyi toplar,tertemiz eder,çay demler,kahve yapar,sigara paketini gözler ,bitince gider hem kendisine hem bana sigara alır,sobayı yakar,külü atar velhasıl tam bana göre adam,Eline gecen maaşa evdekiler el koyduğu icin Mümin icin benim atölye muhteşem bir yer,ara sıra şarap da alır muhabbet ederiz ki tadından yenmez bir muhabbet olur,”Ulannnn, yarım akıllı ile muhabbet olur mu? demeyin,yarım akıllının faydalısını bulursanız deneyin.Hilesiz  hurdasız, artniyetsiz,yalansız dolansız muhabbetin keyfine varın.

İstenmeyen atolye ziyaretcilerinin moral bozmaktan daha önemli zararları ise zaman çalmalarıdır.Siz işinizden gücünüzden,sosyal yaşamınızdan vakit ayırırsınız uykunuzu bölersiniz tekne yaparken adam gelir,sorar da sorar kovamazsınız.Sanki siz kendi boş vaktinizi değil,onun boş vaktini değerlendiriyorsunuz

İlk zamanlarda mengeneye bir polyester parçası takıp spiral taşı ile ortalığı toza dumana katardım,boya tabancasına tiner koyup tabancayı yıkıyormuş gibi etrafa püskürtürdüm herkes kaçısırdı.Şimdi buna da alıştılar.Herifler tozdan bembeyaz oluyor,tinerden zehirleniyor.Sanki göbekten bağlıymış gibi yine teknenin başında.

Şimdi atolyede kocaman bir yazı asılı.”ÇALIŞANI MEŞGUL ETMEYİN”,ama fayda etmiyor valla.Bundan sonra asacağım yazıda”BENİ BİR SANİYE MESGÜL EDECEK OLANIN, ARDINDAN ATILACAK AĞIR ÇEKİÇTEN HIZLI KOŞMASI GEREKİR”olacak.

Bunlara bakıp da beni anti sosyal biri zannetmeyin.Ama kaybedilen zaman saçmasapan insanlar yüzünden harcanıyor da tekne bitmiyorsa aynı tepkileri gösterirsiniz.

Çorlu,   23.07.2002 ,Savaş KAYAN

 

 

Amatör tekne yapımcılığında karar kriterleri

Bu yazım Yelken Dünyası Dergisinde yayınlanmıştır.

Eminim ki,bu dergiyi okuyanların çok önemli bir kısmı amatör tekne yapımcılığına heves etmiştir.
Amatör tekne yapımı aslında sıradan hevesle başlanacak umulduğu kadar da kolay sonuç alınacak bir hedef değildir.
sekiz şeye ihtiyacınız olacak:
1-bilgiye,
2-tekneyi bitirebilecek kadar sabıra
3-zamana
4-iyi bir plana
5-tekneyi yapabileceğiniz mekana
6-gerekli alet ve edevata
7-el becerisine,
8-ekonomi bilgisine
9-bol miktarda paraya
10-bütün bunlara katlanacak bir aileye.

1-Bilgi ihtiyacınız:
Hayatınızda hiç bir deniz yolculuğu yaptınız mı?
Yapacağınız tekne boyunda bir teknede kaç saatinizi gecirdiniz?
Tekneler hakkında ne biliyorsunuz?
Malzemeler hakkında neler biliyorsunuz?
Tekne dizaynı hakkında neler biliyorsunuz?
Tekne yapımı hakkında neler biliyorsunuz
Nasıl bir tekneye ihtiyacınız var?
Tekneyle neler yapacaksınız? nerelere gideceksiniz?
Tekneyi nerede muhafaza edeceksiniz?
Yaparken kimden teknik destek alacaksınız?
İşte bu ve buna benzer binlerce soruya dolu dolu doyurucu cevaplar verebiliyorsanız sonraki maddelere geçebilirsiniz.
2- Sabır ihtiyacınız:
Amatörce yapılan hiç bir imalatın belirlenen zamandan önce bitirildiği görülmüş sey değildir.
Bazen küçücük bir tahta parçası sizi günlerce oyalayacak.haftalarca uğraştığınız bir kalıbın hatalı olduğunuson anda farkedeceksiniz.Kullandığınız malzemenin önemli bir kısmını ziyan edeceksiniz.Birileri sürekli gizliden gizliye kıskançlıkla alay edecektir. Yüzlerce aksilik üstüste gelecektir.Tekneyi bitirmek ar-namus meselesine dönüşecektir.
Sezon bittiğinde tekne bitmemiş olacaktır.
3-Zaman ihtiyacınız.
Eğer çok basit bir tekne yapmıyorsanız öyle günde bir saat.hafta sonları 5 saat çalışmakla tekne bitmez.Bu kadar zaman ayırırsanız yarısına yakınını malzeme aramakla,tutkalların,polyesterin,boyanın kurumasını,kesilen elektriklerin gelmesini beklemekle geçirirsiniz.
Bolca vaktiniz,uzun sürede bitirme hedefiniz yoksa vazgeçin gitsin.Vaktiniz yoksa denize nasıl çıkacaksınız?.
4-Plan ihtiyacınız.
Bir tekne yapmak icin öncelikle iyi bir plana ihtiyacınız var.Eğer plansız yapmayı düşünüyorsanız bu yazının devamını okumanıza bile gerek yok.Hatta tekne yapmak icin ayıracanız bütçeyi sayısal loto da filan değerlendirin hiç değilse”adı da kumar olan bir kumarı oynadım” dersiniz.
Plansız bir teknenin çok iyi bir işcilikle yapılmış olması bu dergiyi okuyanlar için bir şey ifade etmez.
Plansız yapacağınız tekne, bakanların gözüne hoş görünebilir belki ama denizde fazlaca işinize yaramaz.
Sayısız milyarlar harcayarak yapacağınız bir tekne,sütliman havalarda bile denizde olmayı burnunuzdan getirebilir.
İyi bir planı nasıl edineceksiniz?
İki yolu var.
Ya gideceksiniz bir gemi insa mühendisine,adamın bileğinin hakkını,alnının terini ödeyecek plan çizdireceksiniz.
Ya da yurtdışından bilinen tanınan bir plan getireceksiniz.
Benim tavsiyem birincisidir.Yurtdışından getirilecek bir planı ne kadar anlar,ne kadar uygularsınız,son anda aklınızdan gecen küçük tadilatlara imkan verir mi bunu önceden bilebilmek imkansız.
Benim tavsiyem, hazır plandan pahalıya da çıksa planı Türkiye’de çizdirmektir.
Ama sakın olaki mühendisinizden abuk subuk şeyler istemeyin.Ona ihtiyacınız olan tekneyi anlatın,benzerlerini tarif edin.Bizdeki müteahhitlerin sonradan kat çıkma hesabı gibi hesapları yapmak yerine istediğinizi tam olarak söyleyin.Tam plan bitmişken” bunu yarım metre genişletelim 1 metre uzatalım” gibi saçmalıklarla adamın aklını almayın.
Bizim insanımız fikrin bedelini ödemekte gerçekten çabasızdır.İyi bir tekne yapmak icin gözden çıkardığı paranın komik bir kısmını bile dizaynır a vermek yerine,beğendiği teknenin iki fotoğrafını ustaya verip tekne yaptırır.Maksat projeyi bedavaya getirsin.
Hatta beğendiği teknenin planında oransal büyütmelerle daha büyük bir tekne yaptıranlar var bu ülke de.E nasıl oluyor bu tekne.Oluyor da benim gözümde 6 yaşında 80 kiloya erişmiş çocuk gibi oluyor.Böyle bir tekne de denizde çok şişman bir çocuğun hantallığında davranıyor.
Ben 200.000 $ lık plansız tekneler gördüm.Sadece ustanın kafasında tasarlanmıştır.
Gözle yapılan enterpolasyon her zaman başarılı olmuyor ki.
Planına uygun yapılmış bir tekne her zaman daha iyi fiyata satılır.
Belki siz yaptığınız tekneyi satmamayı düşünüyorsunuz.Tekne sizinle beraber mi yaşayacak?
Ya büyük gelecek bakamayacaksınız satacaksınız.ya küçük gelecek satacaksınız.
Hatta uzun bir zamanı tekne yapımına harcayıp ondan çok daha az süre kullanıp bıkacaksınız.
Bir tekne ya başka bir sahibin mal varlığına,ya denizin dibine,ya sobaya , ya da belediye çöplüğüne gider.
Eğer planlı bir tekne iyi bir işçilik söz konusu ise son üç halin olma ihtimali çok azalır.
Yok plansız bir tekneyi satmayı düşünüyorsanız müşteriyi hacıağalardan,pavyon sahiplerinden,ilk kez tekne alacaklardan,denizle ilişkisi sadece boğazda balık yemekten ibaret bir kitle icinden bulmalısınız
5-Mekan ihtiyacınız:

Yurdumuz insanı heves etmeye görsün,apartmanın 3.katında,çatısında,denizden 1000 km uzakta, samanlıkta, bahçede,sokakta yapar teknesini.
Eğer ciddi olarak yapacaksanız baştan söyleyeyim.teknenin iki tarafında en az 1 metre boşluk kalacak kadar geniş,tekne boyunun 1,5 misli kadar uzun uzunlukta kapalı bir ve mümkünse yüksek tavanlı bir mekana ihtiyac olacaktır.
Mekanın aydınlık olması tercih edilmelidir.Bodrum katta tekne yaparsanız elektrik harcamanızın çoğunluğu aydınlatmaya gider.
Bir sürü malzeme alacaksınız,alet edevat alacaksınız.Bunları koruyacak gibi bir mekanı kullanma şansına sahip olmalısınız.
Mahalle arasında yapmaya kalkarsanız çoğunlukla tekneye ayıracağınız zaman haftasonu ve geceler olacaksa komsularla hır gür yaşayabilirsiniz.
Elektrikli aletlerin gürültüleri bazen çok çekilmez oluyor.
Mekanın elektriği suyu,hatta tuvaleti de olmalı tabii.
Ben bu ülkede tekne yapılabilecek hiç bir mekanda kalorifer görmediğim icin ucuz
yollu bir sobayı da soğuk kış günleri icin tavsiye ederim.

6-Alet ve edevat ihtiyacınız:

Bakın burası önemli.Eğer kenarda bir sürü alet edevatınız varsa mesele yok.Ama hiç alet ve edevatınız yoksa bir daha düsünün.
Tekne kaç para?alet edevat kaç para?
Ortalama alet edevat ihtiyacı icin gözden çıkarmanız gereken para 500 Tl. dan daha aşağıda olmayacaktır.Peki tekne bittikten sonra onları ne yapacaksınız?Nerede muhafaza edeceksiniz?
“Hepsini emanet alırım” diyorsanız onunla başa çıkamazsınız.Alıp geri götürmeye bol miktarda zaman harcarsınız.

7-El becerisine ihtiyacınız :
Acemi nalbant mesleği fakirin eşeğinde öğrenirmiş.Eğer hiç bir deneyiminiz yoksa başlamayın.
Öğrenin,gidin tekne ustaları,marangozlar,boyacılar nasıl çalışır bakın.Bakmaktan ve öğrenmekten bıkmayın.
Teknede kullanacağınız malzemelerin tamamı dövize endeksli ve tahmininizden pahalı
Bu yüzden”dekupaj kullanmayı öğreneceğim diye koca bir tabaka marin kontraplağı,polyester dökeceğim” diye dünyanın malzemesini ziyan edebilirsiniz.
Bu tür deneyimleri ucuz ve az miktardaki malzemeler ile kazanmaya çalışın.Çok bilinen ancak az uygulanan “kırk kere ölç,bir kere biç”kuralını unutmayın.

8-Ekonomi bilgisine ihtiyacınız:
Kişisel bütçenizde tekneye önemli bir yer ayırın.Ona düzenli olarak ne kadar para ayırabileceğinizi,
bu parayla neler alınabileceğini,ne kadar süre masraf etmeniz gerektiğini planlayın.
Tekne icin gerekli malzemelerin neredeyse tamamının listesi size dizaynır tarafından sunulabilir.

Ülkemizin mevcut şartları değerlendirildiğinde “gerektikce malzeme alırım, yaparım”mantığıyla teknenin bitmeyeceğini şimdiden anlayın.Eğer dolar bazında kazanmıyorsanız tekne bütçenizi dolar olarak kenarda saklamıyorsanız malzemeyi olabildiğince baştan alıp stoklayın.
Tüm girdiler dövize endeksli olduğundan tekne bütçesini de döviz cinsinden planlayın.
Hesabın sonu ucurum gibi görünüyorsa vazgecin.
Eger ortalama gelir getiren bir işiniz varsa ve işinize daha fazla zaman ayırdıkça daha fazla kazanabiliyorsanız tekne yapımı icin harcayacağınız zamanı işinizde değerlendirerek belki de daha iyi bir tekneyi satın alabilecek birikimi edinebilirsiniz.

9-Bol miktarda paraya ihtiyacınız:

Amatörce yapılan hiç bir tekne planlanan maliyetle bitmez.Malzeme fiyatlarında
ki artışlar,ziyan olan malzemeler,sonradan malzeme değişiklikleri,yapım süresinin uzaması
tekne maliyetini sürekli arttırır.Zaten bitse de denizde yine bedava gezilmez.Teknenin yanına
gidişiniz,üzerine binişiniz,onun çekek yerinde,marinada,iskelede bağlı oluşu bile masraftır.
Tekne yaparken satılık tekne ilanlarına bakmaktan vazgecin.
Sizin maliyet hesabınızdan çok daha ucuza ikinci el teknelere rastlarsanız morali
niz bozulur.

10-Bütün bunlara katlanabilecek bir aileye ihtiyacınız:
İşte bu olmazsa olmaz kuraldır ve en önemlisidir.Diğerlerini bir sekilde telafi edebilirsiniz.Ama bunu asla.Aileniz,eşiniz çocuklarınız tekne fikrinden uzaksa baştan vazgeçin.
Tekne yaparken sadece kendinizin değil,ailenizin ve cevrenizin de zamanını kullanırsınız.Onların sizin de dahil olmanız gereken planlarında olmazsınız.Çocuğunuzun okul kursu,alışıla gelmiş hafta sonu gezileri,düzenli akşam yemekleri,akraba ziyaretleri,sinema ve diğer eğlenceleri ve bir sürü şey sekteye uğrayacaktır.
Alıştığınız aile yaşamını,aile bütçenizi bozmamayı düşünüyor ve bunu sorunsuzca çözebileceğinize inanıyorsanız bir daha düşünün.
Koca bir teneke polyester hazırlamış çalışırken çalan cep telefonundaki yakınınızın” hadi yemeğe gel.”demesine aldırış etmezsiniz belki ama ondan sonra polyesterin ne olacağını da Allah bilir.
Diyelim ki işin bu kısmı da halloldu.
Benim gibi her gün takım elbise ve kravatla dolaşıp evine efendi efendi dönen bir adamsanız teknenin yanından eve dönüşünüz de bir acaip olacaktır.Üstünüze başınız talaşlı,zımpara tozlu,tiner kokulu olarak eve dönmeye başladığınızda elbiselerinizi dış kapının yanında çıkarırsınız. Elbiselerinizi balkona atarsınız.Banyoya girersiniz.O sıcak banyoya tiner kokusu siner.İç çamaşırlarınız bile acaip kirlidir.Yıkanırsınız koyu koyu kirler akar.Daha dün akşam kestiğiniz tırnaklarınızın arası simsiyah olur.Bir daha kesersiniz.O kadar tutkal,tiner,polyester ile çalıştıktan sonra nefesinizin kimyası bile değişir.Tozdan burun delikleriniz tıkanır.Siz bile bıkarsınız.
Eşinizin bakışını da unutmamak gerek tabii.
Kadıncağız bakar bakar kaderine küser.Yüksek öğrenim görmüş kocasının eve her gün böyle gelişine isyan eder.Kendisi,çocuklar ve diğer bütün güzel şeyler ile sizin tekneyi bir teraziye koyar bugün olmazsa yarın ama elbette bir gün bir patlar.Siz de patlarsınız sonunda.Kendinize değil,kendinizden başka herkese kızarsınız ve sonuçta evlenirken ne kadar yanlış yaptığınızı,kaderinizin kötü olduğunu düşünüp bunu somut olarak söyle ifade edersiniz;
“şimdi gideceğim,o tekneyi kıracağım,yakacağım,zaten size de iyilik yaramıyor”
E ben ne demiştim?bir tekne nasıl elden çıkardı?(Bakınız yukarıda madde 4)
Bunun olmaması icin evdeki durum kavgaya dönüşmeden tekneyi epey bir ilerletin.İlerletin ki geri dönüşünüz olmasın.
Arada evde yapılacak ufak tefek tamiratı tamamlayın.Evde iki civi çakımlık iş varken yapmıyorsanız evdekiler icin yaptığınız teknenin hiç bir anlamı yoktur.
Bu arada yaptığınız teknenin ne kadar önemli ve değerli olduğu konusunda eşinizi ikna edin.
Bittiğinde ne kadar keyif alacağını,komşulara ve arkadaşlarına nasıl hava atacağını, teknenin sosyal statünüze neler katacağını,tekneden tutacağınız lüferleri,istavritleri ballandıra ballandıra anlatın,benzer teknelerin satış fiyatlarını, broşürlerini göstererek ne kadar karlı(?)bir iş yaptığınızı anlatın.
Eğer çocuklarınız varsa bir şekilde onlara da tekneyi sevdirin.
Ben 8 yaşımdaki oğlumun elinde çekiçle teknenin etrafında dolaşmasını istiyorum ama keratayı henüz sadece sürat motoru fikrine alıştırabildim.
moral verici ve moral bozucu son söz:
Şimdi bu yazıyı okuyup da hala cesareti kırılmayan varsa sonsuz başarılar dilerim
Yazının devamını okumasına gerek yok.Onlar icin sonraki yazımda elektrikli el aletlerini anla
tacağım.
Bunların hiç birine dayanamam diyorsanız başlamayın.
Bitirilemeyecek bir tekne sinirlerinizi bitirmeye yeter.
Yok icinizde biraz da olsa heves kaldıysa gidin bütçenizin elverdiğince bir tekne alın.Nasıl olsa bir tekne asla bitmiş olmayacağından üzerinde az bucuk çalışır hevesinizi körlersiniz.
Veya arkadaşınızın teknesine gidin.Hani şu en iyi tekneye.
Bunu da yapamıyorsanız Yenikapı’da sandal kiralayın yorgunluktan bayılana kadar kürek çekin.Aylarca tekne görmek istemezsiniz.Yine canınız isterse yine gidin Yenikapı’ya.
Olmadı mı bir de fırtınada çıkın denize .Kesin vazgecersiniz.
Zaten bir kaç sene sonra hevesiniz de gecer, eskiden yaptığınız gibi zaman öldürmeye devam edersiniz ve her gün” keşke”lerinize bir kaç tane daha eklersiniz.

Savaş KAYAN

Image by Barış Kayan

Image by savaskayan.wordpress.com

tekne yapımında el aletleri

Bu yazım Yelken Dünyası dergisi’nde yayınlanmıştır

Selamlar,

Bu köşede sizlere tekne yapımında sıkça kullanmak zorunda olduğunuz el aletlerini tanıtacağım.Verdiğim bilgiler belki bir satış danışmanının ya da teknik danışmanın bilgileri kadar yoğun olmayacak ama eminim bir işe yarayacaktır. Bunlardan ilk akla gelenler elektrikli olanlardır.En gerekli olanlarından başlarsak;

1-Dekupaj

2-matkap

3-Spiral taşı

4-Elektrikli el rendesi

5-Daire testere

6-Titreşim zımpara

7-Daire zımpara

8-Hava kompresorü nü sayabiliriz.

Bunları nasıl alacaksınız?alırken nelere dikkat edeceksiniz?kullanırken nelere dikkat edeceksizin? .Bilebildiğim kadarı ile küçük ipuclarını sizlere anlatmak istiyorum. a orijinal el aletleri almaya çalışın.nasıl anlayacaksınız orijinal olduğunu.Binlerce sahtekarın cirit attığı el aletleri pazarında çok fazla şansınız yok.Ya resmi distribütörden alacaksınız.ya da bile bile ikinci kalitelisi ni.sahtesini alacaksınız.Ama şu bir gerçekki seyyar tezgahlarda satılanın orijinal olma ihtimali çok az.Za ten onların hitap ettiği müşteri de öyle faturalı garantili,orijinal el aleti peşinde değil. çok pahalı aletlerin alınması gerektiğini düşünmüyorum.Sonuçta yapılacak iş amatörce olacaksa mali yetlerin de amatör sınırları icinde kalması gerekir.yoksa alacağınız aletler yapacağınız tekneden pahalıya çıkacak attığınız taş ürküttüğünüz kurbağaya değmeyecektir.

a-alacağınız eletrikli aletlerin bütün aparatlarını ve yedek parçalarını alın.Olabildiğince açılmamış ambalaj ları alın.Bylelikle eksik çıkma sansı azalır.Aldığınız her aletin katalogda gösterilen yedekparça ve aparatını kontrol edin.”Şu parçası ayrı satılır” geyiğine pek fazla itibar etmeyin hatta bunu pazarlık konusu yapın. Çok pahalı bir el aleti almayacaksanız yine de bilinen markaları tercih edinbu olmassa onların 2 kalitele rini,farklı ülkelerde yapılan versiyonlarını secin.Ama asla hiç kimsenin duymadığı markaları almayın. Eğer seyyar tezgahlardan alıyorsanız denemeden almayın.Hiç kullanmadığınız bir aleti alıyorsanız bi- len biri ile almaya gidin.Bunu da yapamıyorsanız denedikten sonra aleti koklayın yanık vernik kokusu ge liyorsa vazgecin. Size ısrarla orijinal diye satmaya çalışan seyyar satıcılardan uzak durun.Pazarlık yapmayı unutmayın en az % 30 avantaj elde edebilirsiniz. 2 kalite olduğunu bile bile alacaksanız bunu satıcıya hissettirin.Sizi cebi paralı meraklı zannetmesin. Eğer İstanbuldaysanız en ucuz alabileceğiniz yerin persembe pazarı tezgahları olacağını düşünmeyin. hipermarketlere,semt pazarlarına,topkapıdaki el aletleri satıcılarına bakın bir kez.

b-emniyetli çalışın.kırık dökük elektrik tesisatı olan yerlerde çalışmayın.Prizleriniz ara kablolarınız,fişleriniz sağlam olsun.hatta elektrik panonuza otomatik şalter ve kaçak akım rölesi taktırın.Her zaman bir kontrol ka lemi bulundurun.

c-kullanacağınız el aletini eksiksiz kullanın.gerekli parçaları takılmadan kullanmayın.Özellikle emniyet icin hazırlanmış aparatları ihmal etmeyin.Alet üzerinde takılı olan parçaların sağlam monte edilip edilmediğine her zaman dikkat edin.Çalışırken sık sık ara verin ve aleti kontrol edin.Kontrol etmekle kaybedeceğiniz za man başınıza gelecek bir belada harcayacağınız zamandan,hatta teknenizin yanına sık sık gidip gelip size akıl veren ve eline keser almamış bir ukalanın kaybettireceği zamandan fazla olmayacaktır.

d-dikkatli çalışın.Hiç bir zaman alet fiste takılı iken uç ya da aparat değiştirmeyin,alet üzerinde ayar yapmayın.Dalgınsanız çalışmayın.Yorgunsanız çalışmayın.Alkol aldıysanız çalışmayın.Aletlerle çalışırken asla sigara icmeyin.

e-yanıcı ve parlayıcı maddelerin yakınında çalışmayın.Hiç bir alet ve kullanıcı kusursuz değildir.Elektrikli el aletleri her an arıza yapabilir kıvılcım çıkarabilir.Uçları metale değip kıvılcım ve çapak saçabilir.Tutuşmuş bir teneke tiner ya da polyesteri söndürmeye kişisel çabalarınız yetmez. Bu tip maddeleri müknü olduğunca yakınınızdan uzaklaştırın ve kapaklarını kapayıp üzerlerini örtün.

f-cihaz alırken 220 voltluk cihazları tercih edin.380 lik cihazları kullanabilecek tesisat bulamayabilirsiniz.Üste lik fiyatları da yüksektir.

g-Küçük parçalar üzerinde elektrikli aletler ile çalışırken parçaları muhakkak sabitleyin.Sabitleme icin işkence çivileme ya da mengene arasında sıkıştırma yöntemlerini deneyebilirsiniz. f-münkün olduğunca toz gözlüğü takın.Kullanması sıkıntı verse de alışmaya çalışın eğer numaralı gözlük kullanmak zorunda iseniz eski bir gözlügünüzü kullanmanızı tavsiye ederim.Özellikle spiralle taşlama esnasın da çıkan sıcak metal çapakları gözlük camlarına yapışır ve nokta seklinde iz bırakır. g-çalışırken yanınızda muhabbetçilerin,meraklıların bulunmasına müsaade etmeyin.İhtimal ki bir çoğu sizin kullandığınız aletlerin nasıl çalıştığını merak edecek sağını solunu kurcalayacaktır.Bunu yapmakla ya ellerini kollarını ya da dikkatinizi dağıtacaktır.Hatta nasıl çalıştığını öğrenirse evinde onu kullanacağı bir yer bulacak sizin eliniz titreyerek para verdiğiniz elektronik devir ayarlı matkapla mutfaktaki fayansı yada yerdeki paledyeni veya mozayii delmek icin onu sizden isteme yüzsüzlüğünü kendinde bulacaktır.En azından dikkatinizi dağıtacaktır. Ya onlara dinlenme anınızda zaman ayırın.Ya da işinizi yapmaktan vazgeçin.Siz 3 metrelik sandal yaparken onların boğazda gördükleri dev yelkenliyi anlatmaları sadece duyum israfı olacağından el aletlerinin gürül tüsünden yorulacak beyninize bunu yapmalarına izin vermeyin. Size akıl vermelerine de izin vermeyin.Bu ülkede herkes kendi işinden başka her konuda fikir beyanında bulun ma yeteneğine doğuştan sahip olduğundan (bu konuda yazmakla ben de aynı gruba dahil oldum) verecekleri a kılların size fazlaca faydası olmayacaktır.Bilin ki onlar tekneye sizin kadar kafa yormamışlardır .hatta tekne yapmak değil sizinkinden önce tekne yapan birini bile görmemişler ve hatta hatta eline keser alıp bir çiviyi doğru düzgün çakamamışlardır.İhtimal ki birçoğunun evde hanımıyla arasındaki soğukluğun sebebi balkona hala iki çivi çakıp çamaşır ipini asmamasıdır. Şimdi aklıma geldi bizim evde de yapılacak bir sürü iş var yahu.Biz Türkler birbirimize benziyoruz.

h- Aletlerinizi de hiç kimseye ödünç vermeyin.Sağlam olarak ya da zamanında geri geldikleri pek vaki değildir. Benim bu konuda basit bir prensibim var.Eğer gerekli ise edineceksin kime gerekli ise o da edinsin.Eğer edinmeyi düşünmüyorsa zaten gerekli değildir. Eğer ödünç verirseniz canınızın çalışmak istediği bir pazar günü bozularak geri gelmiş bir matkap yüzünden yapamadığınız işlerle size zehir olabilir. Gelelim hamarat aletlerimize.

1-Dekupaj

Dekupaj alırken sıradan ve kalitesiz markaları almamanızı tavsiye ederim.Kalitesiz dekupajlarla tah talarla birlikte elinizi doğrayabilirsiniz veya bir süre sonra ucta bulunan kayar bilyalar dağılabilir. Dekupajda benim tercihim Bosh tur.Dekupajın ucunun 360 derece döndürülebildiği üstten ayarlı, eğik kesim yapabilen modeller tercih edilmelidir.Dekupajla tahta kesebilir,uygun uçlar kullanarak saç ve aluminyum dahi kesebilirsiniz.Ancak dekupajın sonuçta küçük el aleti olduğu unutulmamalı çok kalın ya da sert parçalar kesilirken zorlanmamalıdır. dekupaj ucları genelde aleti ilk alırken numune olarak verilir.Ancak bu yeterli olmayacaktır.Bir kaç ta ne yedek uç almanızda fayda vardır. Bir de dekupajınıza yeni uç alırken muhakkak eskisini de yanınızda götürün çünkü çok değişik çeşitte uc piyasada satılmaktadır.Tam ihtiyacınız olduğu anda dekupaj ucunun uymaması sebebi ile işiniz yarım ka labilir. Dekupajla eğer küçük bir parça üzerinde kesim yapacaksanız parçayı muhakkak mengene ya da baş ka bir yere sabitleyin Bu kural bütün elektrikli aletler icin gecerlidir.Aksi takdirde istenmeyen kazalarla kar şılaşabilirsiniz.

2-Matkap

Piyasada amatörlerin kullanması icin tasarlanmış matkapların çoğunda 13 mm den daha kalın matkap uçları kullanılmaz. Matkap alırken darbeli matkapları tercih etmenizde fayda vardır.Her gün tekne yapmayacaksınız belki ama tekne yaparken birsürü alet sahibi olacaksınız ve banyoya ayna takmak icin birilerinden matkap arama ihtiyacı duymamalısınız. Keza günümüzde piyasada devir ayarlı matkaplar mevcuttur.Bunlarla her ne kadar düşük devirlerde civata sıkmak ya da sökmek mümkün olmasa da düşük devirle delip delmek gereken hallerde ve boya karıştırmada işe yararlar. Matkabın en çok bozulan kısmı da ucun takıldığı mandren kısmıdır.Bozulmanın 4 belirgin sebebi vardır. birincisi matkap ucunun doğru takılmamış olması yani balans yapmasıdır. ikincisi matkabın düzenli yağlanmamasıdır üçüncüsü matkap ucunun gevşek takılmasıdır.Buna daha çok matkabın orijinal anahtarını kullanmadan man dreni el ile sıkma çabası sebeb olur. dördüncüsü ise duvar ve beton delerken darbe ayarının yapılmamış olmasıdır. Mandren bozulursa yenisini alırken yanınıza eskisini almanızda fayda vardır. Matkap icin kullanılacak uclara gelince eğer ahşap delecekseniz ve işin o kısmının kalitesi çok önemli değil se çok pahalı uçlar almanıza gerek yoktur.Eğer çelik ve diğer metallerde kullanacaksanız ya da duvar da delecek seniz özel uçlar almanız gerekir. Matkap icin yapılan özel ayarlı kollu matkap ayaklarından satın alırsanız yapacağınız iş daha kaliteli olabilir.

3-Spiral taşı

Spiral taşı piyasada jet taşı diye de anılır.Diğerlerine göre nisbeten ucuzdur.Ucuz olduğu icin daha fazla çeşi di vardır.Amatörler icin küçük tipleri yeterlidir.Biri sizi yanıltıp ağır demirci tipi kocaman spiral taşı satmaya kalk masın.çok pahalı biş spiral taşı kullanmanıza gerek yoktur. Spiral taşını genelde 3 amaç icin kullanabilirsiniz

1-taşlama

2-zımparalama

3-kesme

bazıları pasta cila icinde kullanılabileceğini düşünse de devir yüksek olduğu icin faydadan çok zarar elde edebilirsiniz.Sakın ola ki arabanızın pasta cilasını spiral taşı ucuna takılan koyun postu ile yapmaya kalkmayın Spiral taşının kullanım amacına göre değişik taş uçları vardır.Zımpara icin kullanılan kağıt ve polyester üze ri kaplamalı uçlar,taşlama için kullanılan kalın taş uçlar,kesim amaclı kullanılan ince taş uçlar vardır. Zımpara icin çok ince uçlar kullanılabilir ve bunların altına muhakkak aynı ebatta plastik aparatını takmak ge rekir.Zımpara uçları en ufak hasarda patlayıp dağılırlar özellikle kenar ve köşelerde zımpara yapılırken buna dik kat etmek gerekir. Keza kesici ve taşlayıcı uçlarda da aynı sey olabilir ancak bu daha nadir raslanır.böyle nadir vakalardan birin de tanıdığım bir demirci ustası göğsüne batan taş uç yüzünden ölmüştü.Uygulamada buna taş patlaması denir ve bence ustanın en büyük hatası koruyucu muhafazayı takmadan çalışmasıydı. Spiral taşının ön tarafında bir koruyucu kapak vardır.Kapağı her kullanıştan önce ayarlamaya üşenmeyin.Kapak her hangi bir hatada kopacak parçanın size yönelmesine büyük ölçüde engel olur. Spiral taşını uzun uzun kullanmayın.Zaman zaman ara verin.fisten çıkarın ve ucundaki taş ve zımparayı kontrol edin. Spiral taşı ile çalışırken çevrede yanıcı parlayıcı maddeler oılmamasına dikkat edin. Spiral taşını mengene ya da işkence ile bir yerlere sabitleyip üzerinde bıçak,tornavida ya da başka bir sey tesfi ye etmeye kalkmayın.Gerçi ben spiral taşını yere yatırıp üzerinde keski ucu sivrilteni gördüm ve bana kikirdeye-rek kaç tane ayakkabı parçaladığını anlattı. Spiral taşını tek elle kullanmayın.Hangi parça üzerinde kullanacaksanız parçayı muhakkak sabitleyin.1988 yılında o zaman sahibi olduğum 1957 model chevrolet otomobile taban saçlarını yaparken tek elimle kullandığım ağır spiralsağ dizimin üzerine düştü.epey bir yara açtı.Unutmayın spiral taşının insan vücudundan götürdüğü asla geri gelmiyor ve çok zor iyileşiyor.Spiral taşına asla testere takmayın.

4-Elektrikli el rendesi

Piyasada elektrikli rende fiyatlarını gördüğünüzde almak konusunda bir kaç kez düşüneceğinizden eminim. iyi bir elektrikli rende 150.000.000 Tl.dan başlıyor.Tavsiye edilecek marka makitadır Ancak amatör tekne yapımında öyle alülala bir rendeye de pek ihtiyaç olmadığı kanaatindeyim.Ben Malezya malı Makita bir rendeyi 1 ay önce pazardan 25.000.000 Tl.ya aldım.Boçakları bozulduğunda orijinal Makita bıcak ları ile değiştireceğim.El rendesinin bıçakları bilenebilir unutmayın.Ama bu işi bir biyeyciye yaptırın. Rende en tehlikeli el aletlerinden biridir.Devri çok yüksektir ve bu yüksek devirin yanı sıra aynı anda 3 bıçağın dönmesiyle korkunç bir alet olmaktadır.Bunu sağ elimin başparmağına baktıkça acı acı hatırlarım. Rende ile doğrayacağınız bir tahtayı muhakkak surette sabitlemenizi öneririm.Ben sabitlemediğim bir parçayı elimde tutup rendelerken sağ elimin başparmağından ciddi sekilde yaralandım.hala tam olarak iyileştiği de söyle nemez. Rende kullanırken ağıç üzerinde çivi metal ve metal ve sert budaklara dikkat etmelisiniz.Ayrıca rende muhak kak ağacın suyuna kullanılır.Ağacın suyuna ters kullanılan rende sadece ağacı parçalar.

5-daire testere

Eğer teknenizi büyük su kontraplakları ile kaplamayı düşünmüyorsanız sadece gereksiz bir alettir.İş yapabile- cek kalitede olanları 100 Tl.civarında alabilirsiniz.İllede kalite diyorsanız sadece testere kısmına yüzmilyon vermek de elinizde tabii. Çok tehlikeli aletlerden olduğu tartışılmaz. İlle de ihtiyacınız olursa alın tahtanızı kontraplağınızı gidin marangoza kestirin. ben hala almamakta ısrarlıyım.

6-Titreşimli zımpara

İşte bu gayet masum bir alettir.Hem iş yapar hem de zararsızdır.Sadece çalışırken kol kaslarınızı yorar.Fazla bastırmadan çalışırsanız daha az yorulursunuz.Piyasada 25. Tl.dan 150. Tl.ya kadar çeşitlerini bu labilirsiniz.Ucuz modellerde zımpara kağıdının takıldığı tel tutamaçların kalitesine dikkat edin yeterli. Kullanırken sulu zımpara yapmak gibi bir fikri de aklınızdan çıkarın.Bazı aklı evvel otoboyacıları araba zımpara larken zımparaları ıslatırlar .Böylece zımpara sarfiyatı azalır,işin kalitesi yükselir Tanıdığım bir aklı evvel titreşim zımparayı ıslak zeminde kullanmaya kalktı ve elektriğe çarpıldı. Titreşim zıpmara icin tek tek zımpara kağıdı almak yerine,marangozlar icin metre ile satılan zımpara seritleri öneririm.

7-daire zımpara

Piyasada 3 çeşit daire zımpara bulunmaktadır.büyük 380 v.luk,küçük 220 voltluk profesyonel ve 220 v.luk amatör olarak ayıracağımız gruplar icinde en ideali küçük 220 voltluk ve ille de yerli malı marangoz zımparası dır. 380 voltluk modeller marangozların kullandığı klasik ağır olanlarıdır.Buna pek ihtiyacınız olmaz. Yerli modellerin bu konuda avrupalardan kalite farkı gözle görülür ölçüde yüksek ve tamiri kolay.daire zım paralar titreşim zımparalardan daha fazla iş görüyorlar.Zorda kalırsanız kalın zımpara kağıdı ile rende görevi ile gördürebilirsiniz. Yerli bir daire zımparayı 50 Tl.civarında alabilirsiniz.

8-Hava kompresörü

Niçin gereklidir?niçin değildirleri fazla olan bir cihazdır. Diğer el aletlerini birilerinhden ödünç alabilirsiniz ama kompresörü daha zor. Eğer bir kompresörünüz varsa bisikletinizin lastiğini sisirebilir,hava ile temizlenmesi gereken yerleri temizle yebilir ve sonunda boya ya da jelkot atabilirsiniz.Hatta daha becerikli iseniz polyester ve epoksiyi bile püskür tebilirsiniz.Arabanızın altında ziiftleme yapabilirsiniz.Arabanızın motorunu gaz ile yıkayabilirsiniz. Amacına göre boya,ziftveya meges,gaz püskürtme tabancası kullanabilirsiniz. Oldukça da pahalıdır.Ortalama 200.000.000 civarından başlar fiyatı.Ancak birilerinden ödünç istemektense alabilecek durumdaysanız almanızı öneririm.Çünkü taşıması götürüp getirmesi ciddi derttir Amacına göre boya,ziftveya meges,gaz püskürtme tabancası kullanabilirsiniz. Ancak alırken en az 2 hp lik kompresör almanızda fayda vardır.hava tüpü de ne kadar büyük olursa o kadar iyidir. 2.elini almayı düsünmeyin bile.2.el bir kompresör genelde en az 2-3 kez segmanları pistonları değişmiş,motoru de falarca sarılmış bir kompresördür. Alırken ihtiyacınızdan fazla uzunlukta hortum almanızı öneririm. Bakımı çok zor değildir.Yağını sık sık değiştirirseniz,tüpünün altındaki suyunu tahliye ederseniz ,filtrelereni temiz tutarsanız pek problem çıkarmaz.Filtrelerinin önüne 2 3 kat ince kadın çorabı takmanızda fayda vardır. Bir de çalıştığınız ortam tozluysa komprösörü kullanmadığınız zamanlarda iyice örtün..Toplu ortamlarda kullan manız gerekiyorsa münkün olduğunca açık havaya çıkarın.Çünkü onun soluyacağı hava kompresöründen ge cecektir. Kompresörün çalışması esnasında gözünüz sürekli basınç saatleri üzerinde olsun eğer gereğinden fazla ba sınç yapmaya ve ibreler kırmızı bölgelere gelmeye başlamışsa hemen kapatın ve gerekirse servise götürün.Ben kompresör patlamasına hiç rastlamadım ama her halde önce basınç saatlerini sonra kafa deniler asıl kompresör kısmını bozuyordur veya gümlüyordur. Boya tabancalarına gelince işe yarar yerli malı boya tabancalarını 30-40 Tl.civarında alabilirsiniz.Sonuç ta Akrilik otoboyası yapmayacağınıza göre bu kadarı bence yeterli.Boya tabancalarının bakımı en zorudur.Bol miktarda tiner kullanmanız.parçalarını kaybetmemeniz gerekir.Yoksa her boya öncesi yeni bir boya tabancası yada tamir takımı almak zorunda kalabilirsiniz.
Son söz;
Amerika bir kez keşfedilmiştir.Herkesin ayrı ayrı keşfetmesine de gerek yoktur.Yaşadıklarım,gördüklerim ve öğrendiklerimi sizler de öğrendiniz.Küçücük ve önemsiz gibi görülen hataların parmaklara,yaralara ve canlara mal olduğunu gördükten sonra kısaca ÖNCE EMNİYET demeliyiz.yapacağımız işin kalitesi ise en son amaç olmalı sonuçta bizler amatörüz. Bütün çabalarımıza rağmen yine de iyi bir iş çıkaramazsak bir profesyonelin yardımını istemekten ne çıkar. Ben yukarıda saydığım acı anıları yaşamadan önce keşke birisi çıkıp bunları yazsaydı.O zaman amatör ve cahil cesaretime değil aptallığıma kızardım hiç değilse.

 

Image by Barış Kayan

Image by savaskayan.wordpress.com